Bir gün nasrettin hocagilin evine hırsız girer.Nasretin hoca ve karısı uyumaktadır. Karısı hırsızı fark edip :
-Nasrettin hırsız girdi,televizyonu çalıyor
der. Hoca :
-Boşver yenisini alırız
der. Karısı :
-Nasrettin hırsız buzdolabını çalıyor
der. Hoca : Boşver yenisini alırız
der Karısı :
-Nasrettin hırsız beni götürüyor
der. Hoca :
-Boşverr yenisini alırız
der. xD
Emircan GÜNEŞ
NASRET'DİN HOCA BİR GÜN ARKADAŞLARIYLA PİKNİK YAPARKEN ARKADAŞLARI HOCAYA ŞAKA YAPMIŞ.
-HOCAM BİZ ANLAŞTIK VE İÇİMİZDEN BİRİ YUMURTLAMASSA BİZE YEMEK YEDİRECEK DAHA SONRA HEPSİ ELİNE YUMURTA ALMIŞ
-HOCA YUMURTLAMADIN BİZE YEMEK YEDİRECEKSİN DEMİŞLER.HOCA ÖTMEYE BAŞLAMIŞ.
-HOCA NEDN ÖTÜYORSUN DİYE SORUNCA
-BU KADAR TAVUĞUN İÇİDE BİR DE HOROZ OLSUN.DEMİŞ.
ZEYNEP
Nasrettin hoca ayakkabı satıyormuş. Bir adam gelmiş ve ayakkabı almak istediğini söylemiş. Hoca "altı kağıt" demiş. Adam altı lira vermiş. Sonra bir gün yağmurda giymiş, ayağı ıslanmış, hocaya şöyle demiş ben bunu yağmurda giydim ayaklarım ıslandı. Hoca yine karşı çıkmış:
- Ben sana demedim mi altı kağıt diye.
ikra
HOCANIN KAYNANASI ÇAMAŞIR YIKARKEN IRMAĞA DÜŞMÜŞ,SULARA KAPILIP YİTİP GİTMİŞ.KASABA HALKI TOPLANIP ARAMAYA KOYULMUŞLAR KADINCAĞIZI.HOCA DA ARAMAKTA,AMA HERKES GİBİ IRMAĞIN AKTIĞI YÖNE DEĞİL DE GELDİĞİ YÖNE DOĞRU GİDEREK...GÖRENLERDEN BİRİ ŞAŞIRMIŞ.BU İŞE VE SESLENMİŞ HOCAYA.
-HOCAM SEN TERS YÖNE GİDİYORSUN!
BAŞINI ADAMDAN YÖNE ÇEVİREN HOCA ŞU KARŞILIĞI VERMİŞ.
-SEN BENİM KAYNANAMI TANIMAZSIN BİRADER.DÜNYANIN EN TERS KADINIYDI O.MUTLAKA CESEDİ DE TERS YÖNE GİTMİŞTİR DER.
NAZAY
Bir gün Nasrettin Hoca Akdeniz çarşısında gezerken bir dükkana varmış adama;
- Un var mı?
- Var
- Şeker var mı?
- Var
- Su var mı?
- Ee oda var
- Ee ne duruyorsun mübarek, helva yapsana!
ayşe
Bir gün Nasrettin Hoca'ya sormuşlar:
Hocam saz nasıl çalınır.
Nasrettin Hoca cevap vermiş:
-Boğazını sıkıp,karnını gıdıklayarak.
demiş.
ayşe
Hoca dikbaşlı bi eşşeğe binmiş gidiyomuş.
Sormuşlar:
-Hoca nereye gidiyosun?
Hoca
-Eşşeğin istediği yere.
MERT
Bir gün Nasreddin Hoca, yol üstü bir hana inmiş.
Han Nuh Nebi'den kalma bir yer. Her tarafı delik deşik; adeta çökmeye ramak kalmış.
Nasreddin Hocanın yüreğine bir korkudur düşmüş ama ne desin?
Nihayet bir söz arasında:
- Yahu, bu senin tavan da ne kadar gıcırdıyor, beşik mübarek! Diyecek olmuş ama, hancı baba hiç oralı olmamış; sözü şakaya boğarak:
- Ağzını hayra aç Hoca, bu gıcırtı beşik gıcırtısı değil; tavan tahtaları Hakka tespih çekiyor! Demiş.
Hocanın közü küllenir mi?
Gözlerini hancının gözüne dikerek:
- Peki ama ya bu tavan böyle tespih çeke çeke aşka gelip de secdeye kapanırsa, bizim halimiz nice olacak?
Rumeysa
Nasreddin Hoca'nın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir.
Üçü de birbirinden oburdur. Hoca ne yemek çıkarırsa silip süpürürler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da "sünnettir" diye ekmekle iyice sıyırırlar.
Bu sırada odaya Hoca'nın oğlu girer. Mollalar Hoca'yı memnun etmek için:
- Aman ne güzel çocuk. Adı ne bunun? Diye sorarlar. Hoca:
- Adı Farzdır, der.
Mollalar şaşırıp birbirlerine bakarlar:
- Bu ne biçim isim Hoca Efendi? Şimdiye kadar böyle bir isim hiç duymamıştık derler. Hoca hemen taşı gediğine koyar:
- Ya sünnet diyeyim de onu da mı yiyesiniz?
Berna ÖZCAN
Hoca'nın karısı ölür. Cenazesinin evden çıkarılacağı sırada imam, usule uyarak cemaate hitaben sorar:
- Merhumeyi nasıl bilirsiniz?
Herkes beraberce:
- 'İyi biliriz!... ' der denmez koşa koşa imamın yanına gelen Hoca:
- "Aman, aman! Sen onu benden sor; kimi kimden soruyorsun!"
reddbull