Okul Öğrenci Öğretmen Fıkraları

Okul Öğrenci Öğretmen Fıkraları Arşivi

Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir biyolog bir kafeye oturmuş karşıdaki eve bakarlarken eve iki kişi girdiğini görürler. Bir müddet sonra evden üç kişi çıktığını gördüklerinde olayı şu şekilde yorumlarlar.
Fizikçi: Gözlem hatası yaptım.
Biyolog: İçerde ürediler.
Matematikçi: Eve bir kişi daha girerse içerde hiç kimse kalmayacak.

Çisem

 

Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir kimyacıyı bir ay süreliğine ayrı ayrı odalara kapatmışlar. Odalarda kilitli bir buzdolabı ve çeşitli araç gereç varmış. Bir ay sonunda odaların kapılarını açıp bakmışlar. Fizikçi mekanik bir makine yaparak buzdolabının kapısını kırmış ve karnını doyurmuş. Kimyacı çeşitli elementleri karıştırarak bir sıvı yapıp buzdolabının kapısını eritmiş. Son olarak matematikçinin odasına girmişler. Matematikçinin kurumuş cesedi duvara dayanmış bir halde yerde kanla şunlar yazılıymış.
Teorem:
Buzdolabını açamazsam ölürüm.
İspat:
Buzdolabını açtığımı varsayalım.

Çisem

 

Balonla seyahat etmekte olan bir grup yolunu kaybeder ve biraz alçalarak aşağıdaki kişiye yaklaşırlar. İçlerinden biri aşağıya bağırır:

- Heyyy!.. Şu anda neredeyiz?
Aşağıdaki şahıs onlara şöyle bir bakar ve biraz düşünüp dalgın dalgın cevap verir:

- Bir balonun içinde ve oldukça alçaktasınız...
Balondaki adam doğrulur ve arkadaşlarına:

- Biliyor musunuz bu adam matematikçi, der.
Bunun üzerine balondaki diğer şahıslar bunu nerden anladığını sorduklarında şöyle yanıtlar:

- Birincisi, çok düşündü, ikincisi söylediği şey kesin olarak doğru... Üçüncüsü, bir işe yaramıyor...

Çisem

 

İki Matematikçi bir uçak seyahatine başlarlar. Havalandıktan bir saat sonra bir anons duyulur;

- Sayın yolcularımız. Uçağımızın dört motorundan biri arızalanmıştır. Endişe etmeyiniz. Üç motorla uçuşu tamamlayabiliriz. Fakat beş saat sürecek yolculuğumuz yedi saate uzamıştır. Yola devam ederler. Kısa bir süre sonra yeni bir anons duyulur;

- Sayın yolcularımız. Uçağımızın sağlam olan üç motorundan biri arızalanmıştır. Endişe etmeyiniz. İki motorla uçuşu tamamlayabiliriz. Fakat yolculuğumuz on saate uzamıştır. Derken az bir vakit sonra üçüncü anons duyulur;

- Sayın yolcularımız. Motorlarımızdan biri daha arızalanmıştır. Fakat paniğe kapılmayınız. Tek motorla da uçuşu tamamlayabiliriz. Ancak yolculuğumuz on sekiz saate uzamıştır. Bu son anons üzerine Matematikçilerden biri şöyle der;

- Umarım bu son motor da arızalanmaz. Yoksa sonsuza kadar burada kalacağız.

Çisem

 

İlkokulda, matematik dersinde öğretmen üçgenin alanını, çocuklara şu şekilde öğretmiş:
Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür. Çocuk bunu güzelce ezberlemiş.

Akşam babası evde sormuş:

- Bu gün okulda ne öğrendiniz?

- Matematik dersinde, bir üç kenarlının alanını öğrendik babacığım.

- Ya öyle mi, peki nasıl öğrendiniz?

- Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür.

- Yavrum, yanlış öğretmişler size. Doğrusu:

Bir üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir.

O sırada, bir yandan gazetesini okuyan, bir yandan da torunuyla oğlunun konuşmasını dinleyen dede, dayanamayıp söze girmiş:

- İkinizin de tanımı yanlış! Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesiyle irtifaının hasıl-ı darpının nısfına müsavidir.

Çisem

 

Hocaları Tıp öğrencilerine öğüt veriyormuş.

-Çocuklar! iyi doktor olmak için iki konu çok önemlidir. Birincisi dikkatli olacaksınız. İkincisi ise tiksinmiyeceksiniz.

Öğrenciler "biz dikkatliyiz ve de tiksinmeyiz" diye hep birlikte hocalarına cevap vermişler. hoca bir kab içinde idrar getirtir. Parmağını idrara batırıp ağzına götürür.

-Hadi bunu yapın bakalım der.

Çocuklar çaresiz parmaklarını idrara batırıp, ağızlarına götürürler. Sonunda idrar biter. Öğrenciler:

-Efendim inandınız mı? der. Hoca:

-Tiksinmediğiniz belli ama, dikkatli değilsiniz. Çünkü; ben işaret parmağımı idrara sokup, orta parmağımı ağzıma götürmüştüm...

İsTanBuL

 

Dilbilgisi dersinde Karadenizli öğretmen Erzurumlu öğrencisini sözlüye kaldırır ve şu soruyu yöneltir:

- Pakmak fiilinin çekiminu yap pakalum ...

Erzurumlu öğrenci hemen atılır:

- Bakirem, bakirsen, bakir ...

Öğretmen öğrencisinin bu cevabı karşısında kızmış:

- Uy diluni eşşekarisu soksin! Öyle mi denur daa?

Onun aslu pöyledur:

- Pakayrum, pakaysun, pakayi ...

Prenses Karadenizli

 

Temel İngilizce öğrenmek için dershaneye yazılmış. İlk derste,

"Come!, yani Gel" demeyi öğretiyorlarmış.

Temel öğretmene sormuş:

-Pu nasil iştur? Come yazaysun, kam okuysun, peçi cel olduğuni nereden anlaysun?"

2011

 

Temel, Anadolu Lisesi sınavına hazırlanmakta olan oğlu Dursun'a sormuş:
- Söyle pakayum Tursun, su kaç terecede kaynayi?
Dursun biraz düşündükten sonra yanıtlamış:
- Toksan terecede...
Bunun üzerine Temel oğluna yeni bir şey öğretme hazzıyla düzeltmiş cevabı:
- Pilemedun, toksan terecede tik açı kaynayi...

fıkraoku.com

 

Lise çağındaki bir çocuk liseye kayıt olmak için okula gider...

Müdür sorar : Oğlum adın ne ?

Çocuk : Me me mehmet Ya ya ya yakut

Müdür : Oğlum kekememisin sen ?

Çocuk : Hayır hocam, babam kekemeydi. Nüfus memuru da şerefsizmiş.

Memoli

 

Fıkra Ekleyin

Komik Fıkralar Ana Sayfa

Diğer Okul Öğrenci Öğretmen Fıkraları:

İlk Sayfa ...1516[17]1819... Son Sayfa

Okul Öğrenci Öğretmen Fıkraları Arşivi