Nasrettin Hoca Fıkraları Arşivi
Hoca, bir kış günü ormanda odun kesiyormuş. Odun kesmeye iyice dalmış. Bir an kurt sessizce saldırıp, Nasreddin Hoca'nın yokuşun altında bıraktığı eşeğini yemiş, yokuş yukarı kaçmaya başlamış.
Birisi uzaktan durumu görüp seslenmiş:
- Hoca yetiş! Kurt eşeğini yedi, kaçıyor!
Hoca bir eşeğin kemikleri çıkmış ölüsüne, bir de yokuş yukarı kaçmakta olan kurda baktıktan sonra:
- "Boşuna yorulma efendi" demiş. "Olan oldu! Hiç olmazsa tok karnına yokuş yukarı kaçmaya çalışan kurdun keyfini bozma!"
MUHAMMED AYDAR
Bir yaz günü Nasreddin Hoca biraz serinlemek için ceviz ağacının gölgesine oturmuş. Biraz ilerdeki kocaman kabaklar gözüne ilişince, kendi kendine:
- "Şu Allah'ın işine bak, otun üstünde koskoca kabak yetişiyor, şu dalları yere göğe uzanmış, bir evleklik (dönümün dörtte biri) yer tutan ceviz ağacının meyveleri ufacık!.." diye düşünürken, tam o sırada başına bir ceviz düşmüş.
- "Ah başım!" diyerek yerinden fırlamış Hoca, "Tövbe ya Rabbim, bir daha senin işine asla karışmam! Ya ağaçta ceviz yerine kabak yetişseydi !.." demiş.
İrem
Bir gün Nasreddin Hoca'yı bir şölene çağırmışlar. Davetliler beraberce sofra olarak kullanılan büyük sinilerin etraflarına oturmuşlar. Yemeğe başlanırken bir davetli ağzındaki sakızı çıkarıp koca yemek sinisinin üst kenarına yapıştırmış. Hoca da sakızı sininin kenarından alıp adamın burnunun ucuna yapıştırmış.
- "Hoca efendi" demişler, "sakızı koyacak başka yer bulamadın mı?"
Hoca başını sallamış:
-"Ne olur ne olmaz! Bu adamın malı kıymetlidir. Her zaman gözünün önünde bulunmalı!"
çağdaş
Nasrettin Hoca öküzleriyle çift sürüyormuş. O sırada öküzleri sabana bağlayan kayışlardan biri kopmuş.
Hoca, kopan kayışın yerine sarığını bağlamış. Daha ilk asılışta sarık da kopmuş.
Hoca sarığına dönmüş :
- "Sarığım" demiş, "Kayışın neler çektiğini şimdi anladın mı ?"
gülümser
Nasreddin Hoca oğlunu çeşmeye gönderiyormuş. Testiyi eline verdikten sonra yüzüne okkalı bir tokat aşketmiş, ardından da:
- "Sakın testiyi kırma" diye seslenmiş.
Bu durumu görenler :
- "Ne yapıyorsun Hoca efendi" demişler, "Çocuk testiyi kırmış değil ki... Hiç suçu olmayan çocuğu ne diye dövüyorsun ?"
- "Testi kırıldıktan sonra dayak neye yarar!" demiş Hoca.
Bilinmiyor
Akşehir'de en iyi yalan söyleme yarışması düzenlenir. Yarışmaya Nasreddin Hoca da katılır. Yarışmacılar, sırayla birer yalan söylerler. Sıra Hocaya gelince şu yalanı söyler:
- Ben büyük bir yalancıyım.
Nasreddin Hocayı doğru sözlü olarak tanıyan halk jürisi, Hocayı birinci seçer. Böylece Hoca ödül olarak verilen eşeğe biner ve evine doğru yola koyulur.
Serdar Yıldırım
Nasreddin Hoca'nın bir konuğu gece yatısına kalmış. Adam zayıf inançlı biriymiş. Ben görmediğime inanmam, Ahirete gidip gelen var mı? Görülmeyen şey bilinir mi? gibi şeyler dermiş.
Hoca sabır göstermiş. Konuğunu incitmeden bir şeyler anlatmaya çalışmışsa da konuk ikna olmuyormuş. Yatma vakti gelince Hoca odaya iki yatak sermiş. Birinde konuğu, diğerinde kendisi yataklarına girmişler. Hoca sağ tarafındaki mumu söndürmüş. Bir süre sonra Konuk;
- "Hoca efendi, sağ tarafındaki mumu yakar mısın" deyince :
- "Sen deli misin be adam" demiş Hoca, "bu zifiri karanlıkta ben, sağ tarafımı nasıl bileyim!"
İclal
Nasrettin Hoca o aralar paraya sıkışmıştır. Bir vatandaş gelip Hocaya:
"şeytan nerede yaşar?" diye sormuş.
Hoca cevabı bilmez ama vatandaşı cevapsız bırakmamak için soruyu cevaplar. Adam giderek hocayı soru yağmuruna tutmuş ve sonunda Hocaya:
"Peki hocam şeytan ne yer?" diye sorar. Hocada
"eğer benim gibi parası yoksa zıkkımın kökünü yer" demiş.
yasemin akgül
Biri, Hocaya evinin darlığından, evindeki sıkıntıdan bahsederek çare söylemesini ister. Hoca adamı sükûnetle dinler:
- " Şimdi evine git. Keçiyi içeriye al" der.
Adam , ertesi gün yine Hoca'ya gelir.
- "Aman hocam keçiyi içeriye alınca sıkıntım azalacağına daha da arttı". der.
Hoca Adamı gene sükûnetle dinler ;
- " Şimdi evine git, tavukları da içeriye al" der.
Adam, ertesi gün yine Hoca'ya gelir.
- "Aman Hocam sıkıntım daha da arttı" der.
Hoca gayet soğukkanlı olarak:
- "Git ineğini de içeriye al" der.
Adam ertesi gün yine Hoca'ya gelir.
- "Aman Hocam, sıkıntıdan patlayacağım" der.
Hoca istifini bozmadan :
- "Bu akşam keçiyi evden çıkar" der.
Ertesi gün Hocaya tekrar gelir, biraz rahatladıklarını anlatır.
Hoca:
- " Bu gece tavukları da evden çıkar" der.
Adam ertesi gün daha da rahatlamış olarak tekrar gelir.
Hoca :
- "Şimdi evine git, ineği de evden çıkar ve evini bir güzel temizle" der.
Adam denileni yapar ve çok rahatlamış bir şekilde, ertesi gün yine Hocayı ziyarete gelir.
Artık evi kendisine çok bol gelmektedir. Hocaya teşekkürlerini sunar.
fikralarimiz.com
Eski yılların birinde kıtlık zamanında Hoca'yı çarşıda ekmek yiyerek giderken görenler :
- "Hoca efendi, herkesin gözü önünde böyle ekmek yemek ayıp değil midir?" demişler.
- "Komşusu açken bol bol tıkınmanın gizlisi ayıp olmazsa açıkta yapılanı ne diye ayıp olsun" demiş Hoca,
" Komşusu açken tok yatmak, ya her zaman , her yerde ayıptır, ya da hiç ayıp değildir."
Emre Serdar
Fıkra Ekleyin
Komik Fıkralar Ana Sayfa
Nasrettin Hoca Fıkraları Arşivi