Nasrettin Hoca Fıkraları

Nasrettin Hoca Fıkraları Arşivi

Hocanın kızı müthiş bir gümbürtü duyup seslenir:

- Baba, bu ses nedir ?

- Hiç kızım hiç, kavuk merdivenden yuvarlandı da.

- A! baba, kavuktan bu kadar çok ses çıkar mı?

- Çıkar kızım çıkar. İçinde ben olursam çıkar.

sevil erkan

 

Nasreddin Hoca pazarda dolaşırken, bir papağanın on iki altına satıldığını görünce şaşıp kalarak yanındakilere sormuş:

- "Bu kuş neden bu kadar para ediyor?"

- "Bu papağandır" demişler, "konuşur."

Hoca doğru evine gitmiş. Hindisini koltuğunun altına alıp pazara getirmiş.

- "Kaça hindi ?" diye sormuşlar.

- "On beş altın" demiş Hoca.

- "Bir hindi on beş altın eder mi?" demişler.

- "Görmüyor musunuz !" demiş Hoca; "yumruk kadar papağanı on iki altına satıyorlar."

- "Onun marifeti var, insan gibi konuşur. Ya seninki ne yapar ?" diye sormuşlar.

- "O düşünmeden konuşur" demiş Hoca ;

- "Bu da insanlar gibi düşünür."

rabia eroğlu

 

Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek.

Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemiş. Sonra yanına gelenlere:
? Tamam, demiş. İddiayı kazandım.

? Ne oldu, ne yaptın, demişler.

? Bekledim sabaha kadar, demiş.

? Hayır, demişler. Sen gökteki yıldızın ışığıyla ısındın. İddiayı kaybettin! Ziyafetimizi hazırla.

Hoca çaresiz kabul etmiş. Ziyafet vakti kocaman bir kazanın altına minicik bir mum koymuş. Güya yemek pişirecek.

? Ne yapıyorsun? Demişler.
Kıs, kıs gülerek cevap vermiş:

? Bu mum sıcağıyla size yemek pişireceğim arkadaşlar. Gökteki yıldızın ışığıyla ben nasıl ısındıysam, bu kazandaki yemek de öyle pişecek...

ayşenur

 

Nasreddin Hoca sürekli ikilemeli konuşan bir arabacıya bir gün der ki:
- Efendi, benim eşyalar taşınacak, gel de taşı. Arabacı;
- Neler var? Diye sorar. Hoca;
- Dolap molap, yatak matak, sandalye mandalye, der. Arabacı;
- 50 Akçeni alırım Hoca, der. Hoca;
- Olur, der. Arabacı eşyaları taşır, Hoca adama 25 Akçe verir. Adam;
- Hoca, bu paranın yarısı, der. Hoca;
- İyi ya işte, sen de eşyaların yarısını taşıdın; dolabı götürdün, molap kaldı, yatağı götürdün, matak kaldı, der.

fıkraoku.com

 

- Kıyamet ne zaman kopar? Diye Hocaya sormuşlar, O da:
- Hangi kıyamet? demiş.
- Kıyamet kaç tanedir? demişler.
- Aslında kıyamet iki tanedir. Kişinin kendi ölümü küçük kıyamet, dünyanın parçalanması ise büyük kıyamettir. Bizim ev için sorarsan karım ölürse küçük kıyamet. Ben ölürsem büyük kıyamet! diye karşılık vermiş.

ayşenur

 

Nasrettin hoca her seferinde ayın kaç olduğunu unuturmuş.Bir gün aklına bir fikir gelmiş.Fikri her gün bir keseye taş atsa öğrenirmiş ayın sonunda.Bu fikri uygularken hocanın küçük kızı bunu bir oyun sanıp içine tam 60 tane taş atmış.Bir zaman komşuşu gelmiş ah hocam bugün ayın kaçı diye sormuş.60ı demiş hoca .Komşusu,aman hoca ne yaptın bir ay otuz gündür.Demiş.Hoca,aman dediğin şeye bak asıl bugün ayın 90 ı ben acıdım da otuz gün indirdim demiş.

Eylül Işıl Karataş

 

HOCA PAZARA SATİŞA GİDİYORDU BU SİRADA MERAKLİ BİR MÜŞTERİ SORDU HOCAM İNSANLAR
VERESİYE ALINCA SATTİKLARİNİ HELAL EDİYORMUSUN ???

yazar-yuniskanbur

 

Hocanın tavuğu ölmüş. Civcivleri de başıboş kalmış.
Hoca kaybolmalarından korkmuş. Boyunlarına siyah bezler bağlamış, sonra da içlerinden ip geçirip birbirlerine bağlamış.
Meraklı bir komşusu sormuş:
- Hocam, o civcivlerin boynundaki de nedir?
Komşusunun merakına içerleyen hoca, cevabı yapıştırmış:
- Anneleri öldü de yas tutuyorlar.

fıkraoku.com

 

bir gün nasretin hoca acıkmış karsı önüne çok sıcak bir çorbaa koymuş hoca bir kaşık çorbayı içmiş sıcaklığından dolayı gözleri yaşarmış karısı alaylı alaylı sormuş niçin aylıyorsun hoca hoca senin annene rahmetliye ağlıyorum karısı ne olmuş yani demiş nasretin hoca senin gibi salak bir kadını bana bıraktığı için ağlıyorum demiş

hacer sağlam

 

Hoca boşanmak istiyormuş, bundan dolayı mahkemeye gitmiş.
Kadı birkaç bilgi edinmek istemiş ve Hoca'ya karısının adını sormuş:
- "Bilmiyorum" demiş Hoca
- "Kaç yıldır evlisiniz?"
- "Kırk yıldır."
- "Kırk yıldır evlisiniz de nasıl olur da hanımınızın ismini bilmezsiniz?"
- "Ne yapayım; onunla geçinmek istemedikten sonra ismini öğrenmeme ne gerek var"

semanur

 

Fıkra Ekleyin

Komik Fıkralar Ana Sayfa

Diğer Nasrettin Hoca Fıkraları:

İlk Sayfa ...1112[13]1415... Son Sayfa

Nasrettin Hoca Fıkraları Arşivi