sev sev demek et yerine göt yemek
sarı sıçan
bir adamın 3 tane çucuğu var.birinin adı sanane ,birinin adı banane,birinin adı sanane .babası sanane ile banane"yi bakkala gönderdi
-bakkalcı""oğlum senin adın ne""
-sanane""sanane""
-bakkalcı""oğlum senin adın ne""
-banane""banane""
-bakkalcı""oğlum sizde hiç terbiye yokmu""
-sanane""varda o evde yatıyor""
yağmur
bir gün abidin arkadaşı selimle internetten konuşuyodu selim eyvah telefonum donuyo demiş abidin hiç telaş etme sobanın yanına koy erir demiş
bade derin barut
abidin internetten arkadaşı selim ile konuşuyordu selim eyvah telefonum donuyo demiş abidin hiç telaş etme sobanın yanına koy erir demiş
bade derin barut
bir gün hoca eve yorgun gelir. karısına yemek hazırla da yiyelimder. yedikten sonra yatarlar o gece eve üç hırsız girer tabakları çalarlar karısı hoca hoca tabakları çalarlar der. hoca boş ver yenisini alırız der. ikinci gün koltukları çalarlar karısı hoca hoca koltukları çalarlar hoca boş ver yenisini alırız der üçüncü gece karısını çalarlar karısı hoca hoca beni çalıyorlar hoca boş ver yenisini alırız der.
wfdfdfdfvdsfdsf
Bir gün haca kasaptan et almış komşusu sormuş hoca masıl pişiricen hoca herzamanki gibi der komşu hoca sana tarif verecem öyle pişir daha iyi olur demiş hoca aklımda tutamam kağıda yaz ver demiş komşusu yazmış eti karga kapmış hocada arkadan "TARİFİ BENDE" diye bağırmış
asude
Birgün okulda Ahmet öğretmen insanlar öldükten sonra cennet veya cehenneme gider demiş çocuklardan biri ama hocam ben ikisine de gidemem öğretmen niye çocuğum çocuk annem okuldan çıktıktan sonra hemen eve gidecegimi bildirdide ondan ya biraz saçma oldu affediniz :-( :(
Nazım Yörük
Bir gün bir doktor delillerden bıkıp delileri test etmek amacıyla duvara bir kapı resmi çizmiş ve oradaki tüm delilere hadi kalkın kaçıp gidin demiş bütün deliler duvardaki kapı resmine yönelmiş hepsinin kafası çarpmış doktor anlamış ki akıllanmamışlar sadece bir deli tek öyle yapmamış doktor çok şükür bir akıllı çıktı diyerek deliye sormuş evladım sen niye arkadaşlarına eşlik etmedin deli hııım seni gidi seni kapının anahtarı sendeydi değil mi doktor offf diyerek odasına çekilmiş
Murat Hansu
Nasreddin Hoca, köy meydanındaki koca çınar ağacının üzerine çıkmış, elindeki balta ile bindiği dalı kesmeye başlamış.
Görenler :
- "Aman Hocam, bindiğin dalı kesiyorsun, düşeceksin!" diye bağırmağa başlamışlar.
Hoca kesmeye devam ederek seslenmiş:
-"Bu dalı kesenin yere düşeceğini hepiniz akıl ettiniz de, ben size yıllardır ahiretin dalı olan dünyanızı keserseniz cehenneme düşersiniz diyorum, neden hâlâ akıl edemiyorsunuz!!!..."
fıkraoku.com
DÜŞÜNEN HİNDİ Küçük bir papağanın onbeş altına satıldığını gören Nasreddin Hoca, bir koşuda evine gidip kümesteki hindisini tutmuş. Apar topar pazara götürüp başlamış bağırmaya : - Satılık hindii.... Satılık hindii.... Yirmi altına satılık hindi Şaşırmış pazardakiler. - Yahu hocam demişler. Bir hindinin yirmi altın ettiği nerde görülmüş. - Ne olmuş diye çıkışmış Hoca. Demin bir kuşu onbeş altına sattılar. - Ama o papağandı demişler. Tıpkı insan gibi konuşuyor o. - Olsun demiş Nasreddin Hoca. O konuşuyorsa bu da düşünür ACEMİ BÜLBÜL Hoca bir gün, yol kenarındaki hayrat ağaçlardan birine çıkmış, incir yemeye başlamış. Yanından geçen bir yolcu seslenmiş: - "Hey Sen kimsin ? Ne yapıyorsun orada ?" - "Ben bülbülüm" demiş Hoca. Adam : - "Öyleyse öt bakalım" deyince, Hoca karga gibi acayip sesler çıkarmış. - "Bu ne biçim bülbül sesi yahu", demiş adam. "Bülbül hiç böyle mi öter." - "Ne yapalım" demiş Hoca, "acemi bülbül bu kadar öter"
zerda