Bir gün temel ve dursun bir yağış sonrası oluşan selin içinde mahsur kalmışlar temel dursuna demişki dursun biz bence şurdaki parkın üstüne çıkalım demiş sonra çıkmışlar parkın üzerine çıktıktan sonra temel parktaki kaydıraklardan kaymaya başlamış dursun temele demiş ki neden kaydıraklardan kayıp kayıp duruyorsun temelde demişki buralarda hiç su kaydırağı olmadığı için bende buradan kayıyom demiş.
Efeberközçelik
Dbdndkztxizztxozyxusydixyzieuchzbzjzjsjdjxhfdhfjxhcjchxgc xjxhchxjcjchchcbcbchc chcjcjxjcjcjcjcjcj xjxhchxjchchhc
takma isim takan bir nasrettin hoca varmis garsona cishes demis garson onun bir parmagini kesip pisirip ona yedirmis cok guzel deyip butun parmaklarini kesip isiti yemis
Bir gün anağtarını kaybetmiş Hoca kadın demişki :
-anahtar nerde hoca,demiş
Hoca:
-bre kandım bilmesem nie atıyım
Emir Dereli Bre
Birden çok sözcüğün, genellikle sözlük anlamlarından sıyrılarak oluşturduğu anlatıma akıcılık, çekicilik katan etkili, ilginç söz kalıplarına deyim denir. Deyimler, düşünce, kavram, nesne ve kişilerin durumlarını, özelliklerini yansıtmak için kullanılır.
Kalıplaşarak özel bir anlatımı yansıtan bu sözlerin dile getirdiği anlam, deyim kalıbını oluşturan sözcüklerin bütün diğer anlamlarından ayrı olarak farklılaşmış bir anlamda kullanılır. Örneğin, ?ipe un sermek? istenilen işi yapmamak için birtakım bahaneler, sebepler ileri sürmek, güçlük çıkarmak anlamında bir deyimdir. Bu deyimi ip, un ve sermek sözcükleri oluşturmaktadır. Ancak deyimin anlamına bakıldığında, bu üç sözcüğün anlamlarının gerçek, yan, mecaz veya terim anlamları ile herhangi bir yansıması söz konusu değildir. Bir kişi konuşurken karşısındakine ?arkadaş sen de ipe un seriyorsun? dediğinde kimse bu kişinin bir ipe un sermeye çalıştığını düşünmez. Bu söz ile kişinin istenilen işi yapmamak için bahaneler ileri sürdüğünün anlatılmak istenmektedir.
Deyimlerimizin tamamı için geçerli olan bu durum karşımıza çıkan bir söz kalıbının deyim mi yoksa farklı bir söz grubu mu olduğunun belirlenebilmesi açısından son derece önemlidir. Çünkü bir söz kalıbının deyim boyutuna geçip geçmediğinin belirlenebilmesinde anlamın büyük önemi vardır. Şöyle ki, bir kişi dişçiye gittiğinde dişçi biraz daha dişini sık dese, buradaki konuşmada geçen dişini sık sözcükleri, gerçek anlamdır. Dişçi adamdan gerçekten dişlerini sıkmasını istemektedir. Ancak adama biraz daha dişini sıkmalısın, birazdan dişini çekeceğim dese buradaki söz kalıbı artık deyim olmuştur. Çünkü burada, söz öbeğini oluşturan sözcükler de öbeğin tamamı da gerçek anlam boyutundan ayrılmış ve tamamen farklı bir anlam boyutuna geçmiştir. Dişçi adama dişini sıkarak güçlü olmasını ve dayanması gerektiğini anlatmaktır. Böylesi bir anlam değişimi ve dönüşümü geçirmediği sürece bir söz öbeğinin deyim olması mümkün değildir.
fıkraoku.com
Selamun Aleyküm adım Azrail
Selamun alekum
Selamun aleyküm adım azrail
bir dsryozfriitkttjsitjaurirasfjrhf
h gssffgrtfgktrjsgdhj