Temel birgün Trabzon'dan İstanbul'a gidiyormuş.ilk defa tren yolculuğu yapıyormuş.Ama vagondaki en rahatsız ve eski yere oturmuş.Yolculuğu çok kötü geçmiş.İstanbul'a vardığında Dursun arkadaşı onu karşılamış ve yolculuğunun nasıl geçtiğini sormuş Temel:
-Ula hiç rahat değuldi.En rahatsiz yere oturdim.demiş. Dursun:
-Ula karşıdakinden rica etseydin de karşıya otursaydın Temel:
-Ula onu bizde düşündik ama karşi boşti
burak işeri KIRŞEHİRLİ
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"
berat yaşar
Bir gün Temel balığa çıkar. İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar. Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.
Temel dua etmeye başlar. "Allah'ım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım" der içinden.
Hava bir zaman sonra düzelir. Temel evine dönmeye başlar. Bir taraftan da balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla yarısını dağıtsam olur der. Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısı da çok fazla, ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der.
Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar.Tam o sırada hava tekrar bozulur. Temel kafasını gökyüzüne diker ve şöyle der:
- Haçen sen de şakadan heç anlamiyesun...
ismail
Temel ömründe ayna görmemiştir.Bir gün yolda bir ayna bulur.Eline alıp bakar .Kendisini görünce şöyle der:
-Afedersiniz içerde sizin olduğunuzu bilemedim. :)))
su perisi
temelin kaldığı otel odasının kapısını bir ispanyol çalar.temele derki odaniz var mi?
temel:
kimsinuz
ispanyol ismini söyler:
jose de santuana de monte cristo de santa cruse.
temel:ula insaf et o kadar kişiyi alacak yerim yok da.
iroşlar
temel birgun kahveye gider maç vardır
fakat kahvede izlenemez
temeli göndermişler eve izlede gel diye
temel gitmiş
maçı izlemiş
fakat tuttuğu takım yeni
gelmiş kahveye sinirli
sormuşlar temel:
ne oldi maç kaç kaç?
temel demiş
ula iki direk arasina bi avanak koyiyle
bi tobun beşine oduz iki kişi koşiyle
bida udanmadan kısa don giyiiiyle
zübeyde
temel ile dursun itfayeci olmuşlar.
dursun adamları atar temel yakalar.
1 2 1 2 temel zencileri hiç tutmaz zenciler çakılır ölürler.
en sonunda:
-temel kızar ne yanmışları atisunda yanmamuşları atder
ben
Karadenizli adanım biri yolda cenaze arabasıyla giderken bir kız görür ve;
-"fıstık atla arabaya gezdiriyim" der.
kız:
-" beni bu arabayla mı gezdiriceksin " der.
adaman ise:
-"kızım sen diyosun bu arabaya binmek için millet ölüyor be"demiş.
asi_kıZz
Temel ile Fadime tarladan geliyormuş. önlerini eşkiyalar kesmiş.eşkiyaların başkanı demişki
-eğer sizin adınız benim akrabalarımda yoksa sizi ölüdüreceğim ..eğer varsa öldürmiyeceğim sizi birakacağım. demiş.ilk önce temele sormuş
-ula uşak senin adun nedir?
Temel
-benum adum temeldur.
eşkiya başkanı
-iyi senin adın benim akrabalarda yok seni öldüreceğum.
sonra eşkiya başkanı Fadime'ye dönmüş
-senin adun nedur?demiş
Fadime
-benim adım Fadimedir demiş .
eşkiya başkanı
-iyi sen kurtuldun senin adın benim akrabalarda var ,demiş
eşkiya başkanı tekrar temele dönmüş
-ula uşak senin adun neydi unuttum ,demiş.
Temel
-benum adım Temel'dir ama kahvede bana Fadime derler. demiş
eşkiya başkanı-nasiii
sedanur
Bir mecliste konuşulurken,
Amerikalı :
-Biz Mars'a gideceğiz, demiş.
Alman:
- Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız:
- Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için:
- Biz de güneşe gideceğiz, demiş.
- Güneşe gidemezsiniz, demişler. Güneş yakar.
Karadenizli gülümsemiş :
- O kadar da enayi değiliz tabi, demiş. Akşam serinliğinde gideceğiz
fıkraoku.com