Karadeniz Fıkraları

Karadeniz Fıkraları Arşivi

Temel, New York'taki gökdelenlerden birinin 53. katında çalışırken aniden ayağı kaymış ve aşağı doğru uçmaya başlamış... 52, 51, 50, 49, 48... Katları yıldırım hızıyla geçen Temel 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2... Ve 1'inci kata geldiğinde kafasından şimşek gibi şu düşünceler geçmiş:

- Sağa çok şükür Allahum, haburaya kadar sağ sağlim celduk... Birinci kattan düşsen de nasil olsa pişeycukler olmaz.

Reyhan

 

Yargıç, otomobil çalmak suçundan sanık olarak karşısına getirilen Temel'e sordu:

- Otomobil çalmışsın, bunu neden yaptın söyler misin?

- Sahibi yok sanmiştum.

- Peki, sahibi olmadığı kanısına nereden vardın?

- Mezarluğun önine parketmiştu da...

fıkraoku.com

 

Sevgili uşagum!

Allah'ın selami tabiidur. Mektubu çok yavaş yazayrum, çünkim bilirum ki, çabuk okuyamazsun. Benden yana sual edersen, Allahuma pin şükür iyiyum, yeni pir iş puldum. Emrimde yüze yakin adam var, hepsi de sessuz sedasuz, kendi hallerinde. Ne iş puldugumu soraysan söyleyecegum patlama, mezarluk pekçisi oldum.

Bacin Emine bir uşak doğuracak, daha erkek midur, kiz midur, pelli değil.

Haçan o yüzden sağa dayi mi oldin, teyze mi oldin söyleyemeyrum. Temel emicen de tükkan açtu, o da otuza aldiğini yirmipeşe verir, sürumden kazaniyormuş öyle dedi.


Bizim köye findukçularin Temel'i muhtar seçtuk, akillu uşak da. Geçen gün hepimizu zelzeleye karşi aşi etturdu. Temel akilludur, hem de dürüsttür..

Geçenlerde bir taksinin şoförü köye varmiş, muhtari arayu, meğer yolda pir tavuk ezmuş sahibini soraymus. Muhtar Temel tavuğa pakmiş, ha pu bizden değildur, pizum köyde yassu tavuk yoktur, demiş...

Senin küçüğün Memet çok akullu bir uşak çıkti. Geçen gün tepeye varmiş, elinde bir ip sallayup duriy.. Anan, uy uşağim ne edeysun orada demiş.. O da heva turumuna bakayrum demiş. Çektum oni akşam karşuma, anlat bakayum şu hava turumu işinu dedim. Anlatti, meğer ip sallanunca havanin ruzgarli olduğunu, ip ıslaninca da yağmur yağdigunu anlaymiş..

fıkraoku.com

 

Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel 3 aylık ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmışlar. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'e sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak ilk işi olmuş. Maymunun görevleri :"Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak. Her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak. Füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek. Yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken okumaktan sıkılan Temel kendi görev kartını açmış :

"Maymunu iyi besle!"

Reyhan

 

Temel bir gün hastalanmış, doktora gitmiş. Doktor Temel'in kalbini dinledikten sonra :

- Efendim sizin kalbiniz çok hızlı atıyor. Atmaması lâzım, demiş.

- Peki ne yapacağız?

- Vereceğim ilâçları kullanın, haftaya bir daha muâyeneye gelirsiniz.

- Peki, demiş Temel ve gitmiş. Tabii bir hafta hemen geçmiş, Temel yeniden muâyeneye gitmiş. Doktor tekrar Temel'in kalbini dinlemiş. Bu sefer de:

- Maalesef kalbinizin atışı neredeyse bitecek kadara azalmış. Bitmemesi lâzım, demiş. Temel kızmış: demiş.

- Ooo doktor bey, siz de çok masraflı oluyorsunuz. Hadi AT MAMASINI buldum, BİT MEMESİNİ nereden bulacağım şimdi?

Reyhan

 

İlk defa İstanbul?a gelen Temel ile Cemal tramvaya binerler. Biletçi her durakta durak adlarını söyledikçe yolcular da iner. Biletçi bağırdıkça inenleri gören ve henüz İstanbul?u bilmediği için heyecanlanan Cemal arkadaşı Temel?e;

-Ula, biz nerede ineceğuk?diye sorar.

Temel, arkadaşını küçümseyerek yanıtlar:

-Patladun mi? Helbette bezum da ismimuzi soyleyecak, piletçi nerede ineceğumuzi bilur.

Reyhan

 

Temel kahvenin bir köşesinde kendi kendine söyleniyor.Arada bir gülüyor. Arada bir de hatırladığı bir şeyi boş vermek istermiş gibi elini yukarıya doğru kaldırıp indiriyormuş. Arkadaşları merak etmişler:

-Yahu Temel sen sabahtan beri konuşarak gülüyorsun.Niye?... Temel:

-Kendi kendime fıkra anlateyrum.

-Peki arasıra elini yukarı kaldırıp indiriyorsun... Temel:

-Yahu bildigum fikra aklima gelirse onu geçeyrum.

Reyhan

 

Temelin annesi hastalanır ve acilen doktora gitmesi gerekir, ama Temel'in işleri yoğundur. Temel Dursun'a rica eder ve Dursun Temel'in annesini Ankara'ya hastaneye götürür. Temel'e telefon gelir Dursun'dan;
- Temel annen çok hastadur, Temel:
- eee, Dursun:
- Anneyun antibiyotiğe ihtiyacı vardur, Temel:
- Anlamayrum tekrar söyle dursun.
- Antibiyotik, Temel:
- Anlamayrum kodla, Dursun:
- Ankaranın a'su
Temel:
- Hangi a'su?...

fıkraoku.com

 

Birgün Temel yolda yürürken yerde çek bulmuş.Bakmış çeke meblağı küçük gitmiş bankaya ödemiş.Birgün yine Temel yolda yürürken tesadüf bu ya çek bulmuş birden korkup havalimanına gitmiş.Yurt dışına kaçıyormuş.Çünkü meblağ çok yüksekmiş.

Reyhan

 

Temel askerliğini yapıyormuş. Bölükte kırk ere izin vermişler. Geç kalırlarsa çadır hapsi var, ancak iyi bir mazeretleri olursa affedilecekler. Kırk kişiden otuz dokuzu da geç kalmış, hep aynı mazeret:

- Atla istasyona celeydum. At çatladi, tren kaçti, geç kaldum. Derken kırkıncı da tamamlanmış, Temel çıkagelmiş.

- Senin de mi atın çatladı, diye sormuşlar.

- Hayır, demiş. Yoldaki otuz tokuz at leşini geçemedum.

Reyhan

 

Fıkra Ekleyin

Komik Fıkralar Ana Sayfa

Diğer Karadeniz Fıkraları:

İlk Sayfa ...1011[12]1314... Son Sayfa

Karadeniz Fıkraları Arşivi